Şimdi bir okul hayal edin.

Öyle bir okul ki doğa ile iç içe, arkasında orman, yanında uçsuz bucaksız tarlalar… Çocuklar teneffüslerde ormanda, tarlalarda oynuyor ve öğreniyorlar. Sınıflar küçük, genelde her sınıfta 10-12 çocuk var, öğretmenler her bir çocukla özel ilgilenebiliyorlar. Ayrıca bu okuldaki sınıflarda yaş grupları karışık, çocuklar sadece öğretmenlerinden değil birbirlerinden de çok şey öğreniyorlar. Öğretmen sadece çocuğun kendisiyle değil, aynı zamanda çocuğun ailesi ile de yakın iletişimde. Düşünün ki öğretmenler bütün çocukların aile üyelerini tanıyorlar, hatta sadece tanımıyor aynı zamanda sık sık yüz yüze de görüşüyor, sohbet ediyorlar. Öğretmen çocuğu sadece sınıfta bir öğrenci olarak değil, kendi dünyası olan bir birey olarak tanıyor. Düşünün ki bu okulda özel günler sadece öğrenciler ve öğretmenlerle değil bütün mahalle ile kutlanıyor, bütün aileler bir şenlik gibi bir araya geliyor, çocuklarının en yakın arkadaşlarının ailelerini bire bir tanıyorlar…

Nerede sizce bu okul?

Amerika mı, Finlandiya mı?

Ya da İstanbul’da bir özel okul belki?

Peki biz size bu okulun Kastamonu’nun bir köyünde olabileceğini söylesek? Ya da Muş’un Nadaslık köyünde bir okul olabileceğini?

Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) fikri, çoğu zaman yoksunluklarıyla gündeme gelen köy okullarının, aslında hayalimizdeki eğitim için büyük fırsatlar sunabileceği inancından ortaya çıktı. Türkiye’nin dört bir yanındaki köylerde çalışan idealist öğretmenler ve biz eğitim gönüllüleri, köy okullarında sürdürülebilir bir değişim yaratmak için hep birlikte yeni ve heyecanlı bir yola çıktık, adını da KODA koyduk.

Biz KODA’da eğitimde fırsat eşitliğinden taviz vermeden:

–        önceliği çocuğun mutluluğu olan, içinde bol bol oyun oynanan;

–        öğrenmeyi öğreten;

–        konuların branşlara ayrılmadan bağlantılı biçimde işlendiği;

–        gerçek hayatla ve doğayla iç içe, uygulamalı;

–        öğrencilerin hem birbirlerini hem de öğretmenlerin, yakından tanıdıkları;

–        öğretmenlerin ailelerle her konuda işbirliği içinde olduğu;

–        akran eğitiminden en üst düzeyde faydalanan;

–        farklılıkları kapsayan;

–        demokratik;

–        öğrenmeye bütüncül yaklaşan, akademik ve bilişsel gelişimin yanısıra çocukların sosyal, duygusal ve  fiziksel gelişimini de en az bir o kadar önemseyen,

–       öğrencilerin farklı ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş bir eğitimin olabileceğine inanıyoruz.

Şimdi de KODA ile bu hayali hayata geçirmek için pupa yelken yola çıktık;

Yeryüzündeki her çocuk mutlu, özgüvenli ve özgür olsun,

Kendi potansiyellerini fark edip gerçekleştirebilsin,

Dört duvar arasında değil doğanın ve hayatın içinde öğrensin,

Kendilerini ifade edebilsin,

Farklı kültürlere saygı duysun,

Ve büyürken hayal kurmaya devam edebilsin diye…

Rüzgarımız bol olsun!

Köy Okulları Değişim Ağı