KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM - 1

Öğretmenler; yetiştikleri, üniversiteye gittikleri şehirlerden çok farklı kültürel özelliğe sahip olan yerlere atanabiliyor. Bu noktada, kültürel farklılıktan kaynaklanan iletişim sorunları yaşayabiliyor. Çocuk Atölyeleri Programımız kapsamında internet üzerinden düzenlediğimiz Köye ilk Adım Buluşmaları’nın dokuzuncusunda konuğumuz Dicle Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Ferat Yılmaz oldu. Yılmaz konuşmasında; farklı kültürlerden insanların etkili ve uygun bir biçimde etkileşim kurma yeteneğini nasıl geliştirebileceği üzerine ipuçları verdi. Konuşmada aldığımız notları, sizler için iki bölüm şeklinde derledik.

 

İşte birincisi:

 

Kültürlerarası yeterlilik; diğer kültürlerden olan insanlarla etkili ve uygun bir biçimde etkileşim kurma yeteneğini ifade eder. Kültürlerarası iletişim becerisi ise farklı kültürel geçmişlere sahip en az iki bireyin bir araya gelip sözlü ya da sözsüz iletişim araçlarını kullanarak etkileşime geçmesi olarak tanımlanır. Bunların geliştirilmesi için öncelikle kültürü oluşturan öğelere yakından bakalım: Din, dil, etnisite, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, ten rengi, engel durumu, ulus, medeni durum, meslek, yerleşim birimi, sosyo-ekonomik düzey; kültürü belirleyen öğelerden akla ilk gelenleri. Öğretmen olduğunuzda,

 

Bir coğrafi bölgenin köyünden başka bir coğrafi bölgenin köyüne,

Şehir ya da ilçe merkezinden köylere,

Farklı toplumsal cinsiyet rollerinin bulunduğu köylere,

Farklı dillerin konuşulduğu köylere,

Farklı inançların ya da aynı inancın farklı yaşanma biçiminin bulunduğu köylere,

Farklı etnik aidiyetleri olan bireylerin yaşadığı köylere,

Farklı sosyoekonomik niteliklere sahip köylere,

Farklı yaş gruplarından bireylerin çoğunluğu oluşturduğu köylere,

Engelli öğrencilerinizin ya da velilerinizin olacağı köylere ATANINCA, bu öğelerin farklılaştığı birçok insanla bir araya gelebilirsiniz. Atandığınız yerlerde köy halkıyla sıklıkla konuşsanız da konuşmasanız da onlarla yan yana geldiğinizde kültürlerarası bir iletişim sürecine gireceksiniz. Bu süreç içerisinde kendi durduğumuz yeri anlamak ve iyileştirmek adına işe yarayacak Kültürlerarası İletişim kavramlarını biraz detaylandıralım.

 

‘Kültürlerarası İletişim’i üç başlıkta ele alabiliriz: Kültürlerarası farkındalık, kültürlerarası beceriklilik ve kültürlerarası duyarlılık.

 

“Kültürlerarası farkındalık”, kültürel adet ve geleneklerin, düşünce ve davranışları nasıl etkilediğini anlayabilmeyi ifade eder. Atandığınız yerlerde, zaman zaman öğrencilerinizin ya da velilerinizin, ne yaptıklarını ya da neden öyle yaptıklarını anlayamayabilirsiniz. Bu durumun sizi yabancılaştırmasına müsaade etmeyin. Kültürel farkındalığınız oluşmadan, ilgili olayın nedenlerini tam anlamıyla anlamadan (bu olay birilerine zarar vermiyorsa) yanlış ve fevri tepkiler vermekten kaçının.

 

“Kültürlerarası beceriklilik”, kültürlerarası etkileşimde etkili bir biçimde davranma ve kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunları çözebilme yeteneği anlamına gelir. Yeni bir ortama girdiğiniz için bazı hatalar yapabilir, iletişim kazaları yaşayabilirsiniz. Bunun sizi asosyalleştirmesine izin vermeyin. Özellikle ilgili kültüre hakim olan deneyimli ya da bölge insanı olan meslektaşlarınıza danışarak yeniden deneyin. Kültürel çatışmalarınızı, kaçınma ya da domine etme yoluyla değil; uzlaşma yoluyla çözmeye çalışın.

 

“Kültürlerarası duyarlılık”; kültürlerarası iletişimin duyuşsal boyutudur ve kültürel farklılıkları anlamaya, kabul etmeye ve takdir etmeye hazır olmayı ifade eder. Gideceğiniz köyün kültürlerarası farklılıklarını anlamanın ve bu ortamlarda kültürlerarası beceriklilik göstermenizin ön koşulu kültürlerarası duyarlılığınızdır. Köye gitmeden önce yansıtıcı bir şekilde düşünüp buna hazır olup olmadığınızı sorgulayın. Geçmişinizdeki farklılıklarla ilgili deneyimlerinizi gözden geçirin. Oraya gitmeden önce orada değişmesi gereken şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Bunlar nedir? Bu konuya dair kendinize baktığınızda nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz? Bu soruları kendinize yönlendirebilirsiniz.

 

“Etnomerkezcilik”; bir bireyin kendi kültürünü gerçekliğin merkezi olarak algılamasını ifade eder. Etnomerkezci bireyler, temel sosyalleşme süreçlerindeki inanç ve davranışların sorgulanamaz olduğunu düşünmektedir. Bir köyü ancak ve ancak kendi kültürünüzle dönüştürebileceğimizi düşünüyorsak hatta bunun bir zorunluluk olduğuna inanıyorsak bu bizim etnomerkezci bir birey olduğumuzu gösterir. Bu durum köy halkıyla ve öğrencilerimizle iletişim kurmamızı engelleyecektir.

 

Etnomerkezcilik; kültürel farklılıkları reddetme, kültürel farklılıklara karşı savunma ve kültürel farklılıkları önemsememe şeklinde 3 alt başlıkta ele alınabilir: Kültürel farklılıkları reddetme aşamasında bireyler kültürel farklılıklara karşı ilgisizdir. Bu bireyler kültürel farklılıkları bir şekilde fark etseler de temel tepkileri agresiflik olmaktadır. Bu bireyler aynı zamanda ulusal kültürleri ayırt etme konusunda yetersizdir. Bu bireylerde çözülmesi gereken temel sorun, kültürel farklılıkları görmekten kaçınma eğilimidir. Etnomerkezci bireylerin reddetme aşamasında olup olmadığı şu sorulara vereceği cevaplardan bulunabilir:

 

Atanacağın köylerdeki olası kültürel farklılıklarla hiç ilgilendin mi?

Senin ve atanacağın olası yerlerdeki farklı kültürel özellikleri ayırt edebiliyor musun?

Bu farklılıklar sana kendini nasıl hissettiriyor?

Hiç mikrosaldırıda bulundun mu? (Sen hiç ……….lara benzemiyorsun? …… dilini en az benim kadar iyi kullanıyorsun? Sen ……..ları temsilen bu konuda ne düşünüyorsun?)

 

Kültürel farklılıklara karşı savunma aşamasında bireyler, kendi kültürünü medeniyetin en gelişmiş formu olarak algılar ya da yaşamanın tek iyi yolu olarak düşünür. Bu düzeydeki bireyler farklılıkları ayırt etme konusunda ret aşamasındakilere göre daha beceriklidir. Ancak bu farklılıklar genel olarak basmakalıp düşüncelerle şekillenir. Onlara göre dünya “biz ve onlar” dan oluşmaktadır. Dolayısıyla kutuplaştırıcıdırlar. Bu aşamadaki bireyler, kendi kültürlerini diğer kültürlere karşı üstün görür ya da o kültürleri kötüler. Etnomerkezci bireylerin farklı kültürlere karşı savunma aşamasında olup olmadığı şu sorulara vereceği cevaplardan bulunabilir:

 

- Bu ülke içerisinde atanma potansiyelinin bulunduğu yerlerde yaşayan öğrencilerin, kültürel özellikleri açısından, senin kadar ya da senden daha iyi yaşama ihtimaline sahip olabilir mi?

- Atanma potansiyelinin bulunduğu yerlerle ilgili olarak aklına gelen ilk kelime nedir?

- Bu kelimeyi bir kağıdın tam ortasına yazdığında nasıl bir zihin haritası ortaya koyabilirsin?

- Sence, atanma potansiyelinin bulunduğu yerlerde yaşayan insanların, senin kültürüne zarar verme ihtimalleri var mı?

 

Kültürel farklılıkların önemsenmemesi aşamasında bireyler, kültürel farklılıkları, ortak özelliklerle aza indirgemeye çalışırlar. Burada birer benzerlik oluşturucu öğe olarak, dini, ekonomik, politik, biyolojik ya da felsefi kavramlar da kullanılabilir. Bireylerin bu aşamada olup olmadığı şu soruya vereceği cevap üzerinden değerlendirilebilir.

 

- Hiç herhangi bir insana “Olsun, orası da bizim memleketimiz, hepimiz insanız, hepimiz Müslümanız, hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız, hepimizin iki gözü iki kulağı var..” gibi cümleler kurdunuz mu?

Özüm Baykaş - KODA Gönüllüsü

İLETİŞİM

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

Fatura ve Kargo Gönderim Adresimiz


Murat Reis Mah. Gazi Cad. No:79 Bağlarbaşı/Üsküdar İSTANBUL

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon