Hayatın Zorluklarına Karşı Hazırlayan Öğretim Tekniği:

Probleme Dayalı Öğrenme

21. Yüzyıl Becerileri olarak adlandırılan ve iletişim, risk alma, problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme gibi birçok beceriyi de kazanmalarını sağlayan öğrenme yaklaşımlarının dünyada önem kazandığını biliyoruz. Ben bu yazımda genel olarak problem çözme tabanlı eğitim yaklaşımı üzerinde duracağım.

Literatürde probleme dayalı öğrenme ya da problem çözmeye dayalı öğrenme olarak isimlendirilen bu yaklaşım, öğrencileri problemleri tanımlama için motive eden, grup çalışması sağlayan, iletişim becerilerini arttıran ve bunları hayatın içerisinde yer alan ya da alabilecek problemler üzerinden gerçekleştiren yaşam boyu öğrenme alışkanlığını destekleyen bir öğrenme yöntemidir.

 

Probleme dayalı öğretim yöntemi; problem çözme, araştırma, proje tabanlı öğrenme ve olay tabanlı öğrenmeyi içeren eğitim yöntemlerini kapsayan bir bütündür. Bu farklı yöntemlerin hepsinde soruları cevaplama ve problemleri çözme sürecinde öğrencilerin aktif olarak yer almasıdır.

 

Ben, yazımın bu bölümünden itibaren olan kısmında daha çok yaşadığım bir eğitim tecrübesi ile bir eğitimci olarak bu eğitimden elde etmiş olduğum çıkarımlarla problem çözmeye dayalı eğitimin yararlarını ve bu eğitimin gerekliliği üzerinde durmak istiyorum. Problem çözmeye dayalı eğitimin, hem öğretmen hem de öğrenci açısından nasıl faydalar sağlayacağını ve eğitim sistemimizde niçin bunun gerekliliği olduğunu, yaşadığım bir eğitim tecrübesiyle ifade etmeye çalışacağım.

 

Öncelikle yaşadığım güzel bir eğitim tecrübesini paylaşmak istiyorum. Ben ve benim gibi bazı şanslı meslektaşlarım -Covid 19 nedeniyle öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesine uzaktan eğitim çalışmaları ile çareler arandığı bir dönemde- KODA (Köy Okulları Değişim Ağı) sayesinde değerli hocamız Fatma Esin KALYONCU’dan, Problem Çözme Tasarımı  Eğitimi alma şansını buldu. Saygıdeğer hocamızın bizlere rehberlik ettiği ve uygulama sırasında üzerinde duracağımız konuyu, daha doğrusu problemleri bizim belirlediğimiz Problem Çözme Tasarımı eğitimi sürecinde biz katılımcılar her daim aktif olarak yer aldık. Ben işte bu eğitimde yaşadığım tecrübeler ışığında Problem Çözme Tabanlı eğitimin yararlarını ve gerekliliğini ifade etmeye çalışacağım.

 

Biz katılımcılar (ya da öğrenciler diyelim), Problem Çözme Tasarımı süresince aktif bir öğrenme ve problem çözme süreci yaşadık. Grup olarak ele alacağımız problemi biz belirledik. Problemin çözümüne ilişkin grup içerisindeki görev dağılımını, çalışma planını, işbirliği yapacağımız kişi ve kurumları yine bizler belirledik.

Problem çözmeye dayalı eğitim, öğrenciler hem öğrenme etkinliklerinin planlanmasında, problemin belirlenmesinde hem de belirledikleri problemin çözümünde öğrencilerin aktif katılımlarını gerektirir.  Kısacası öğrenci merkezli bir eğitim süreci yaşadık.

 

Güncel konuları, yaşadığımız zorlukları ele alma ve bu soruna çözüm bulma, probleme dayalı öğretim stratejisinde öğrenciler sadece üzerinde çalıştıkları konu alanı ile ilgili bir problemi değil, gelecekte karşılaşabilecekleri problemleri de adım adım nasıl çözebileceklerini öğrenmektedirler.

 

Probleme dayalı öğrenmede,  öğrenciler problemin çözümüne ilişkin hangi meslek grupları ya da sivil toplum örgütleri ile çalışılacağı planlanırken, problem hakkında farklı bakış açılarına göre durumu değerlendirme ve karşılaşabilecekleri gerçek hayat problemlerini öğrenme deneyimi yaşayabilirler. Bunun dışında öğrenciler görüşecekleri meslek guruplarına ya da statülere ilişkin rol üstlenerek (veli, anne, baba, hakim, vatandaş, doktor, sivil toplum örgütü temsilcisi, avukat, çiftçi, milletvekili, öğretmen, haberci, vb.) drama çalışması ile de çözüme ilişkin farklı bir çalışma da yapabilirler.

 

Bizler, Problem Çözme Tasarımı süresince hep etkinliklerin çalışmaların odak noktasıydı. Yani probleme dayalı öğrenme süreci, öğrenci merkezli bir eğitimdir. Öğrenciler, etkin olan; düşünen, öğrenen, problemleri çözen kişilerdir. Öğrenciler probleme dayalı öğrenme sürecinde kendi öğrenmeleri için aldıkları görev ve sorumlulukları yerine getirerek problem çözme becerilerini, kendilerine olan güvenlerini ve karar verme becerilerini de geliştirirler.

Bizler, Problem Çözme Tasarımı süresince eğitimcinin/öğretmenin görevinin, öğrencilere belirledikleri problemlerin çözümüne ilişkin belirledikleri yolda rehberlik etmek olduğunu gördük. Öğretmen, öğrencilere sorular yönelterek, onların düşünmelerini, problem çözmelerini ve çalışmalarını yönlendirmelerini sağlamaktadır.

 

Bizler, Problem Çözme Tasarımı süresince çocuklara güvenmeyi amaçlayan öğrenmede gerçek yaşam tecrübeleriyle karşılaşmalarını sağlayan eğitsel strateji olduğunu gördük. Çocuklara bir yaklaşım ya da cevaplar vermekten çok açık uçlu projeler ya da problemler verilmektedir.

 

Probleme dayalı öğrenme – birçok farklılıkları olsa da-  proje tabanlı öğrenme yaklaşımıyla benzerlikler de taşımaktadır. Öğrenciler proje ve probleme dayalı öğrenmede, belli bir zaman içerisinde planlanmış bir süreçte işbirliği içerisinde çalıştırılırlar ve birçok kaynaktan bilgi araştırmak için desteklenirler.

 

Probleme dayalı öğrenmede odak, belirtilen özel bir problem üzerinedir. Örneğin, problem bizim belirlediğimiz gibi Covid-19’un öğrenciler üzerinde yaratabileceği psikososyal sorunlar olabilir. Bunun gibi yaşadığımız şehirdeki hava kirliliği durdurmak ya da nesli tükenme tehlikesi yaşayan bir hayvanı kurtarmak olabilir.

 

Problem Çözme Tabanlı eğitime ihtiyacımız var. Problem çözme yeteneği gelişmiş bireyler istiyorsak, yaratıcı düşünmeye sahip başarılı bireyler istiyorsak, yaşanabilir bir çevre ve yaşanabilir bir dünya istiyorsak Problem Çözme Tabanlı eğitim vermemiz gerekiyor. Özel yetenekli öğrencilerle ilgili eğitim almış ve bu alanda eğitim veren bir öğretmen olarak diyorum ki, bu strateji ile verilen eğitim BİLSEM’ler başta olmak üzere özel yetenekli öğrenciler için ve temel eğitimdeki tüm öğrenciler için güzel ufuklar açacaktır. Öğrenci merkezli olan, öğrenciyi araştırmaya sevk eden ve mutlu bir şekilde öğrenirken hayata hazırlayan bu stratejiyi en başta öğretmenlerimizin ve üniversitelerdeki öğretmen adaylarının tanıması gerekiyor. Gelin en başta bu önemli problemi çözelim ve Problem Çözme Tabanlı Eğitim anlayışını benimseyelim.

 

Öğretmen Halil POLAT

İLETİŞİM

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

Fatura ve Kargo Gönderim Adresimiz


Murat Reis Mah. Gazi Cad. No:79 Bağlarbaşı/Üsküdar İSTANBUL

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon