Uzaktan Eğitim Güncesi

Tuğçe Çapık - Tuğba Harmankaya

Covid19 süreci başladığı zaman bu kadar uzun süreceğini düşünmemiştim. Bir ay sonra koşullar iyileşir ve öğrencilerimize, projelerimize ve programladığımız süreçlere kaldığımız yerden devam ediyor olma beklentisindeydim. Ancak koşullar hızla daha uzak ve erişimi engelleyen bir hale dönüştü. Günler ilerledikçe, bizler öğrencilere nasıl ulaşabilirizi düşünürken, aynı zamanda uzaktan eğitimlere katılarak mesleki ve kişisel gelişime yönelik eğitimler alıyorduk. Aynı zamanda öğrencilerine erişim sorunu yaşamayan öğretmenlerin süreç boyunca neler yaptıklarını sürekli gözlemledik. Bazı öğretmenler cep telefonu ile arayarak bazıları mesaj yolu ile ya da whatsApp üzerinden, imkanları olanlar online buluşma programları ile ya da bire bir evlerine kadar giderek öğrencilerine ulaşmaya çabaladılar. Bazı öğretmen arkadaşlarımızın ise süreç içerisinde öğrencilerine ulaşmaya yönelik hiçbir girişimde bulunmaması bizi ayrıca üzdü. Süreç imkanı olup ulaşan öğretmenler, imkanı olmayıp çabalayanlar, imkanı olsa da önem vermeyen öğretmenler olarak ilerliyordu. Tuğçe Öğretmen, zaman zaman uzaktan eğitim sürecine dâhil olmak isteyen öğretmenlere web 2.0 araçlarının kullanımı ile ilgili yine uzaktan eğitimler düzenledi. Tuğba Öğretmen, eğitim fakültesi öğretmen adayları ile mezun ve eğitimde aktif çalışan öğretmenler ile yine aynı araçlar üzerinden toplantılar yaparak bilgi paylaşımlarına devam etti. Görmezden gelemediğimiz durum ise bizler bir şekilde öğretmenlere ve dolaylı şekilde onların öğrencilerine ulaşımlarına destek verirken kendi öğrencilerimizi bu sürece bir türlü dâhil edemiyorduk. Hitap etmek istediğimiz kitlenin gerekli imkânlara sahip olamayışı bizim için çok büyük bir soru işareti halinde idi. Teknoloji okuryazarlığı iyi denilebilecek seviyede olan öğretmenler olarak her ne kadar uzaktan eğitim ile devam eden bu süreci rahatlıkla yönetebilecek olsak dahi alt yapı eksiklikleri ve erişim sorunları bizleri yeni bir alternatif bulmaya yönlendirdi. Öğrencilerimize ulaşamıyor, onlarla beraber yaptığımız programları yapamıyor ve alternatifleri onlara sunamıyor, ne yaşadıklarını bilemiyor, nerede onlara destek verebileceğimizin cevabını bulamıyor, kurduğumuz hayalleri gerçekleştiremiyor ve bizimde onların da bilmediği bu görünmez savaşta neler kaybettiğimizi ve neleri korumamız gerektiğini kestiremiyor olmak inanılmaz yıpratıcı bir süreç haline dönüşmüştü. Çocuklar bir gün okuldan çıktılar ve ne zaman döneceklerini bilmeksizin bir daha asla geri dönemediler. Oyunları, hayalleri, yazdıkları cümleleri ve okudukları kitapları, boyadıkları resimleri ve bahçedeki gülüşleri hep yarım kaldı. Çaresizlik, ulaşamamak, yardıma ihtiyaçları olduğunu bilip teknoloji araç ve donanım eksikliği nedeniyle erişemiyor olmak bir öğretmen olarak bizleri fazlasıyla huzursuz ederken uykusuz gecelerimizin tek nedeni haline dönüştü.

 

​ Tuğçe Öğretmen’in anlatımıyla dergiye dair süreci dinleyelim: “Pandemi süreci ilk başladığı zamanlarda birçok öğretmenin öğrencileriyle canlı ders yapmalarını, whatsApp üzerinden iletişime geçmelerini ya da en olmadı telefon ile görüşmelerini izliyordum. Bütün bu seçeneklerden benim yapabildiğimse on çocuktan sadece ikisi ile çok nadir bir şekilde telefonda görüşebilmekti. Günler geçerken haftalar devam ederken çocuklarımla iletişimimiz adeta kopmuştu. Bu yüzden artık vicdanım iyice huzursuz olmaya başlamıştı. Bir şeyler yapmam gerekliliği sürekli kafamda dönen bir sorun haline gelmişti. Çocukların bir şekilde benimle ve okulla olan bağlarını yeniden sağlamam gerektiğini düşünüyordum. Kardeşim Ceyda Öğretmen ile sürekli bu konu üzerine konuşurken “Çocuklar için bir şeyler hazırlayalım ama öyle bir şey olsun ki öyle normal fotokopi olmasın. İlk gün yapıp ikinci gün bir tarafa atılmasın. Kıymet verebilecekleri sobada yakılmayacak bir şey üretmeliyiz.” konuşmaları artık günün büyük bir bölümünü ele geçirmişti. Ve aklıma “Ya neden bir dergi çıkarmıyoruz ki?” düşüncesi geldi. Daha bu düşünce taptazeyken Tuğba Öğretmen’i aradım; “ Dergi yapalım mı? Olur mu?” dememe kalmadan o da “ Tamam yapalım.” dedi ve böylece süreç başlamış oldu.”.

 

 

Tuğba Öğretmen ise bu süreçte teknoloji alt yapısının eksikliği nedeniyle özellikle dezavantajlı bölgelerde ne yapılabilir ile ilgili araştırmalar yapmaktadır. Tuğçe Öğretmenin sorusu ile dergi sürecini başlatma fikri en anlamlı çözüm idi. Öğrencilerin birçoğunun evinde televizyon, telefon ve internet erişiminin olmayışına sağlanabilecek en anlamlı çözüm basılı bir materyal ile onlara ulaşabilmekti. Yalnız olmadığımızı biliyorduk, bizden başka öğretmenlerde vardı ve bu şekilde hem bizim hem onların çocuklarına ulaşabilirdik.

 Alanlarında yetkin öğretmen arkadaşlarımız ile irtibata geçerek tamamen gönüllü dergi  ekibini oluşturduk ve çalışmaya başladık. Dergi yolculuğumuzda bizlere; Okul Öncesi Eğitimi- Şevket Kahrıman, 1. Sınıf Eğitimi- Veysel Gümüşçü, 2. Sınıf Eğitimi- Senin Sayfan- Öğretmenime Mektup- Bil, Bul, Eğlen Bölümleri- Tuğçe Çapık, 3. Sınıf Eğitimi- Hazal Ateş, 4. Sınıf Eğitimi- Ceyda Çapık, Arkadaşım Beyin- Beraberce- Anne&Baba Pusulası- Tuğba Harmankaya, Çılgın Fenci ile Deneyler- Büşra Akkiren, Çoköbik- Ahmet Enis Gürcan, Ritmi Keşfet- İlkay Nişancı, Şimdi Oyun Zamanı- Ahmet Çifci, İzleme Değerlendirme Uzmanı- Arzu Şahin destek vermektedir.

  • Neyi amaçladım?

Pandemi süreci hepimizi olumsuz etkilediği gibi özellikle taşrada bulunan çocuklarımıza etkisi daha fazla oldu. Çocuklar bizlere ulaşamadılar, dezavantajlı bölgelerin birçoğunda öğretmen çocuk ve ailesi için dünyaya açılan tek kapı olabiliyor. Aileler nasıl destek verebileceklerini bilmiyorlardı ve çocukları ile eğitim öğretim sürecini nasıl yönetmeleri gerektiği tedirginliğine de bir çözüm bulmamız gerekiyordu.

Özellikle köy okullarında bulunan öğrencilerin teknolojik alt yapı eksiklikleri nedeniyle uzaktan eğitim sürecine aktif katılım sağlayamamalarına yönelik bir çözüm arayışı ve uzaktan eğitim sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın var olan programını desteklemek amacıyla bu projeyi geliştirdik. Bizde bu sürece bir nebzede olsa olumlu katkı sunabilmek adına Çocuk Köyde eTwinning projesi kapsamında farklı bölgelerden gönüllü 9 öğretmen,1 çizer ve 1 ölçme değerlendirme uzmanı bir araya gelerek “ÇOKÖ” dergisini tasarladık.  ÇOKÖ ismini vermemizdeki amaç onların telaffuz ederken hoşlarına gidecek bir kısaltma olmasıydı. Dergi kapağımızın her sayısında yazarlarımızın okullarına yer verdik. Bunu yapmakta ki amacımız ise aidiyet duygusunu dergiyi ellerine ilk aldıkları anda hissetmelerini sağlayabilmekti. Bunun yanı sıra kapağı çevirdiklerinde basılı dergilerimizin dağıtımlarının yapıldığı yerlerde çocukların kendi öğretmenlerinin fotoğraflarıyla karşılaşmalarını sağlayarak, Pandemi süreci boyunca ayrı kaldıkları öğretmenlerini görerek bir nebze de olsa uzakları yakın etmeyi amaçladık. Yine “Öğretmenime Mektup” bölümüyle çocuklarımızın buradaki paylaşımlarıyla bu süreç boyunca yaşadıkları hakkında bilgi sahibi olmak istedik. Aile katılımlı etkinlikler ile çocukların ve ailelerin birlikte kaliteli vakit geçirmesine rehberlik ederek aracı olmayı düşündük. Bu dergi ile onlarla olan bağımızı yine bir arada tutarak tamamen yalnız kalmalarının önüne geçmeyi istedik.

  • Kapsamı neydi?

Dergimizin içeriğini oluştururken okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir yelpaze oluşturmaya çalıştık. Kapsayıcılığa önem verdiğimiz için dergimizde bu bağlamda aile katılım etkinliklere, oyunlara, deneylere, bilmecelere, bulmacalara, eğlenceli aktivitelere, ailelere önerilere ve Milli Eğitim Bakanlığı müfredatını temele alan okul öncesi ve ilkokul 1, 2, 3 ve 4. sınıfları kapsayan akademik bölümlere yer verdik. Önceliğimiz köylerde bulunan çocuklarımız olduğu için hazırladığımız etkinliklerin kapsamı da tamamen mevcut hazırbulunuşluklarını desteklemeye yönelik olarak hazırlandı. Dergi bölümleri üç ana başlık; Öneriler, Dersler ve Eğlenceli Aktiviteler ile bu konulara bağlı on altı alt başlıkta hazırlandı. Okul Öncesi Eğitimi, 1. Sınıf Eğitimi, 2. Sınıf Eğitimi, Senin Sayfan,  Öğretmenime Mektup, Bil, Bul, Eğlen Bölümleri, 3. Sınıf Eğitimi, 4. Sınıf Eğitimi, Arkadaşım Beyin- Beraberce- Anne&Baba Pusulası, Çılgın Fenci ile Deneyler, Çoköbik, Ritmi Keşfet, Şimdi Oyun Zamanı ile izleme değerlendirmeden oluşan alt başlıklarımız ile içeriğimizi planladık.

 

 

  • Uygulamaya geçerken neler yaşadım, zor-kolay deneyimler ve öğrenimler neler oldu?

Dergilerin dijital ortamda oluşturulması sonrası basımı ve kargolanması süreci gündeme gelecekti. Her bir öğretmen farklı illerde ve çocukların oldukları köylerin büyük bir kısmı merkezlere uzaktı. Üstelik zaman zaman uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ile kargolarda ülke genelinde yaşanan yoğunlukta bizi düşündürüyordu. Baskıyı yapabilsek dahi her köye ulaştırma işini nasıl gerçekleştirecektik? Baskının yapılabilmesi için bir maddi kaynağa ihtiyaç vardı ve bunu nasıl sağlayacaktık?

En büyük zorluk fikrimizin olup paramızın olmayışıydı J Bu sorunu da doğru iletişim kanallarıyla çözebildik. İlk dergimizi bastırdıktan sonra bağlı olduğumuz kaymakamlık ve valilikler ile il müdürlüklerine dergimizi anlatmak için görüşmelerde bulunduk. Sonrasında basım sürecinde bu resmi kurum ve kuruluşların önemli desteklerini gördük. Sıra basılı dergilerin dağıtımına gelmişti. Sosyal sermayenin ve doğru iletişimin ne kadar kıymetli olduğunu bu süreçte tekrar deneyimledik. Öğretmenler olarak biz dergi ekibi kendimiz götürebildiğimiz köylere dergiyi götürecek ve dağıtacaktık, bizlerin gidemediği köylere dergilerimizi ilettiğimizde orada bulunan muhtar, imam veya köylülerden biri yardımcı olacak ve dağıtımı sağlayacaklardı.

   

Dergi ile sadece çocuklara değil ailelere de ulaşmayı hedeflemiş olmanın anlamlı olduğunu gördük. Dağıtıma gittiğimiz köylerde, velilerin “Öğretmenim bizlere destek oluyorsunuz, bu zamanda bile yalnız bırakmadınız.” derken gözlerinin içi gülüyordu.

Öğrencilerimiz de aynı şekilde onları ziyarete gidiyor olmamızı, onlar için çalıştığımızı fark ettiklerini belirten kendi cümleleriyle küçük küçük cümleler ama bizler için kocaman sevgi sözleri ile bizleri karşıladılar. Bir öğrencimiz  “Öğretmenim, bu zor zamanda beni yine yalnız bırakmadın, iyi ki varsın.” derken gözyaşlarını tutamıyordu. Dergi dağıtımında bizleri en çok zorlayan şey öğrencilerin özlemle koşarak sarılmak istemeleri, bizlerin ise onlara sosyal mesafe ve yapılması gerekenleri anlattığımız zamanlar oldu.

 

Bazı köylerde öğretmen veli arasındaki iletişimin dergi dağıtımı sürecinde ilerlediğini gözlemek bizi sevindirdi. Dergi sürecimizi ilk andan itibaren günü gününe planlayarak programlı bir şekilde yürütmeyi önemsemiş olmamızın da zaman zaman oluşabilecek problemleri de çözebilmemiz adına bize esneklik sağladığını da söylemeliyiz.​

 

 

 

Dergimizi projelendiriyorken 4 ay olarak planladık. Pandemi süreci başladığında Mart ayında idik ve öğrenciler bu zamandan sonraki kazanımlar ile hiçbir şekilde karşılaşmayabilirlerdi. Bunu düşünerek her ayın dergisini bir önceki ayın kazanımları ile hazırladık. Böylelikle basit düzeyde dahi olsa çocuklar kazanımlara erişebilmiş olacaklardı. Mayıs ayı dergisi; Mart ve Nisan ayı kazanımlarını, Haziran ayı dergisi; Mayıs ayı kazanımlarını, Temmuz ayı dergisi; Haziran ayı kazanımlarını ve Ağustos dergisi ise genel olarak o yıla ait kazanımları temele alınarak hazırlandı. Şu ana kadar 3 sayının basımı ve dağıtımı tamamlandı. Her ayın bir teması oldu ve bu tema Türkçe dersi müfredat programı esas alınarak tüm dergide ortak olarak verildi.

 

 

Toplantılarımızı dijital programları kullanarak yapıyor ve günümüz web araçlarını da dezavantajlı sorunları çözüm noktasında avantaja çeviriyor, teknolojiyi bizlere faydalı haliyle kullanıyoruz.

Çocuklarda genel olarak düzenli bir şekilde basılı bir yayını takip etmeye dair bir alışkanlık yoktu. Ancak çocuklar dergide sınıf bazında karşılaştıkları soruların cevaplarının bir sonraki dergide onları bekliyor olacağını öğrendiklerinde, düzenli dergi okuru olmaya yönelik bir adım atmış oldular. Zarar vermeden bir sonraki sayıyı merakla beklediler. Her ayın ortasında yeni sayının geleceğini bilmeleri onlarda her ay bir heyecan duygusu yarattı. Nisan ayında hazırlık sürecini tamamlayan dergimiz Mayıs ve Haziran aylarında ÇOKÖ yazarları tarafından görev yaptıkları köylerdeki çocuklara birebir dağıtılarak tek tek ulaştırıldı. Derginin dijital hali de paylaşıma açılarak elektronik ortamda derginin daha fazla çocuğa ulaşmasına yönelik de ayrı bir süreç başlatıldı.

 

 

Sosyal medya hesapları üzerinden derginin ilanı ve tanıtımı yapıldı. Bu hesaplardan dergiye ulaşmak isteyen herkes “Dergi Talep Formu” nu doldurarak mail adreslerine gelen dergimiz ile buluşmuş oldu. Dergi ile beraber bir de “Dergi Geliştirme Formu” okurlara ulaştırıldı. Bu form ile bireylerin görüşleri ve anlamlı eleştirileri tek tek okunarak geliştirilmiş yerlere bir sonraki sayıda yer verilmiş oldu. İzleme Değerlendirme Uzmanımız, her ay bu formlara gelen yanıtları inceleyerek o aya ait sonuç raporları düzenledi. Bu raporlar bize gösterdi ki, dergimizin yayınlanan ilk 2 sayısında toplamda 81 il, 7 bölge ve 35 binden fazla okuyucuya erişim sağlayabildik.

 

 

​Dergimizin iki öğretmen editörünün yanında bir de “Çocuk Editör”ümüz var ve üç editör gelen tüm sayfaları tek tek inceleyerek karar verip düzenliyoruz. Çocuklar için bir dergi yapıyorsak ekibin içerisinde bir de çocuğun olmasının gerektiğini düşündük. Çocuk editörümüz Mehmet Necdet, İzmir’den bizlere destek veriyor ve 7. sınıfa devam ediyor. Biz dergiyi tamamladıktan sonra ilk olarak onunla paylaşıyoruz ve bir çocuk gözüyle değerlendiriyor. Böylece bire bir ilk ağızdan dönüt almış oluyor ve güncellemelerimizi yapıyoruz. Aynı zamanda her sayıdan sonra yeni sayıyı köylere iletirken çocuklardan en çok hoşlarına giden noktaları, onları zorlayan yerleri bizlere belirtmelerini istiyoruz. Bazı öğrencilerimizin ablaları ve ağabeyleri ortaokul ve liseye devam etmekte olan bir grup öğrencimiz var. Bu öğrenciler de dergiyi okuyarak bizlere düşüncelerini aktarıyorlar. Bunun yanı sıra yine hazırlanan geliştirme formuyla derginin dijital haline ulaşabilen okuyucularımızdan dönütleri alıyoruz. Tüm bu dönütleri tek tek inceleyerek yeni sayıyı hazırlarken dikkate alıyoruz.

 

​ 

Pandemi süreci hiç birimizin beklediği, öngörebildiği ve hazırlık yaptığı bir süreç değildi. Öğrenciler, veliler ve hitap ettiğimiz birçok kişi korku ile bizlere yöneldiğinde onlara sunabileceğimiz bir çözüm önerisi olabilmeliydi.  Ancak bizde onlar gibi deneyimlemediğimiz ve yaşamaya mecbur olduğumuz bu süreçte hızla yıpranıyorduk. Bu noktada “Önemli olan başınıza ne geldiği değil, bu gelenle ne yaptığınızdır.” sözü ile rastlaştık.

Öğretmen; dert eden, derde çözüm bulmak isteyen, problemleri doğru kanallara çözebilen bir problemsavar;  aynı zamanda umut eden, iyi güzeli hayatının orta noktasına koymuş; küçük, büyük, köylü şehirli ayırt etmeksizin, dil, din, renk, etnik kimlik, doğduğu şehir ayırt etmeksizin her bireye, sürecinde önemle yer verebilen ve gerektiğinde devlet kurumları ile işbirlikleri kurarak her bir vatandaşa ulaşabilmeye dair süreçleri yönetebilen bir yol göstericidir. Bu sürecin ne kadar devam edeceği, ettiği süre boyunca eğitim öğretime dair nasıl şekil değiştireceğine dair somut bir bilgi elimizde bulunmakta olduğu için acabalar ile günümüzü köreltmek yerine, ülkemiz için üretmeye devam etmeliyiz. Öğrencilerimizin mevcut teknoloji donanımları ve erişimlerini iyileştirmeye yönelik projeler yazabilir, çözümleri yerelde bulmaya çalışabiliriz. Ne olursa olsun, bizler öğrencilerimize ve velilerimize bir şekilde ulaşmanın yolunu bulabilmeli, duygusal ve psiko-sosyal gelişim süreçlerinde karşılaşabilecekleri travmaları en aza indirmeye yönelik destekte bulunmalıyız. Kendi yaşadığımız süreçleri yönetebilme adına kişisel ve mesleki gelişime yönelik eğitimlere katılmalı, günümüze uygun bir şekilde kendimizi güncellemeliyiz.

 

Bizleri koşulsuz sevgisiyle minicik kalbinin sahibi yapmış, kocaman düşleriyle umutlu, heyecanlarında oyunlarında bizleri gururla canlandıran güzel çocuklar!

 Evet bizler de sizleri ÇOKÖzledik!

İLETİŞİM

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

Fatura ve Kargo Gönderim Adresimiz


Murat Reis Mah. Gazi Cad. No:79 Bağlarbaşı/Üsküdar İSTANBUL

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon