Uzaktan Eğitim Güncesi

Doğukan Çevik

Covid-19’un hızla yayılması ve okulların aniden tatil olması tüm eğitim camiasında panik ve karmaşa ortamı yaratmaktaydı. Süreç karmaşık olduğu kadar zorluydu. Öğretmen-öğrenci, öğretmen-veli iletişimini, öğrenci okul etkileşimini etkileyecek bir zaman diliminde uzaktan eğitim çalışmaları başlamıştı.

Uzaktan eğitim çalışmasında önemli bir faktör vardı. Her öğrencinin öğrenme alışkanlıkları ve fiziki durumları farklıydı. Bu farkı minimum düzeye indirmek için biz öğretmenler kollarımızı sıvayıp işe koyulduk.

 

Öncelikli olarak velilerle mobil yoldan iletişime geçtik ve bunu iki haftada bir süren alışkanlık haline getirdik. Bu sefer öğrencilerime değil velilerime rehberlik hizmetinde bulundum. Velilerime EBA TV hakkında bilgi verdim ve çocuklarımızın tüm malzemelerini okulda sıranın üstüne koyarmış gibi masanın üzerine koymaları gerektiğini söyledim. Öğrencilerin başında durmaları gerektiğini ancak bu gözetlemenin onlara hissettirilmemesi gerektiğini söyledim. Öğrenciler ekran karşında ders dinlerken velilere aynı oda içerisinde ya örgü örün ya bulmaca çözün ya da gazete okuyup farklı bir işle uğraşıyor gibi davranmanın dedim.

 

Öğrencilerim ile zaman ayarlaması yaptık ve her sabah “Günaydın çocuklar. Ekran başında olanlar kimler? Buradayım diyebilirler mi ?” şeklinde mesaj atıp yoklama alıyorduk. Velilerimden ara ara çocuklar hakkında ufak yakınmalar gelmekteydi çünkü bazen çocuklar dikkatleri çabuk dağıldığı için ekran karşısına oturmak istemiyordu. Bu sorunu aşmaları için velilere çocukların serbest şekilde oyun oynamaları bu oyunları da kendilerinin belirlemesi gerektiğini, internet dışı her türlü fiziksel aktivite gerektiren veya bireysel olarak kendi kurduğu monolog oyunları oynamaları için özgür bırakılmalarını aktardım. Velilere her oyunun öğretici olduğunu belirttim.

 

Sokağa çıkma yasağımızın olmadığı günlerde köye gidip okulumuzun bahçesinde çocuklarımızla sosyal mesafeyi koruyacak bir biçimde kitap okuma çemberi çalışması yaptık. Böylece öğrencilerimizin okulla etkileşimini kopartmamaya çalıştık.

 

Velilere cumartesileri hiç bir şey yapmama günü ilan etmelerini söyledim ve organize olduk. Çocuklar cumartesileri ne televizyon ne telefon ne de internet başında vakit geçiriyordu. Bu süreçte velilerime, bırakın çocuklarınız sıkılmayı da öğrensinler diyerek bunun da bir öğreti olduğundan bahsettim. Böylece veliler çocuklarını pandemi sürecinde mutlu edemedikleri algısından çıktılar ve onlara yetebileceklerini düşünmeye başladılar.

 

EBA TV’de aktarılan derslerin kalıcı olması için her öğrencimden dersten sonra aklında kalanları boş bir kağıda yazıp Whatsapp aracılığı ile yollamasını istedim. Velilerden de öğrencilere konu ile ilgili sorular sormalarını istedim. Amacım akılda kalıcılığı artırmaktı ve başarılı olduğuma da inanıyorum. Bu süreçte ders kadar oyuna da önem verdim bunun sebebi çoğu yavrumuzun içindeki durumundan olumsuz olarak etkilenmesi sebebiyle rahatlama ihtiyaçları olduğunu bilmemdi.

Dersler telafi edilir, mikro organizmalara dayalı hastalıklar ilaçla tedavi edilir ancak psikolojisi yıpranan bir çocuğu doğrudan tedavi edecek bir ilaç henüz bulunmadı. O yüzden çocuklarımızdan verim istiyorsak öncelikle onların motivasyonunu artırmalıyız. Bunu da onların kendi iç dünyalarında özgürce dolaşma imkanı vererek yapabiliriz.

İLETİŞİM

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI DERNEĞİ
bilgi@kodegisim.org

0216 343 73 43

Fatura ve Kargo Gönderim Adresimiz


Murat Reis Mah. Gazi Cad. No:79 Bağlarbaşı/Üsküdar İSTANBUL

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon